Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Kırşehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde “Toprakla Gelen Umut Projesi” hayata geçirildi. Proje ile denetimli serbestlik yükümlülerinin meslek edinmeleri, üretime katılmaları, topluma yeniden kazandırılmaları ve yeniden suç işlemelerinin önlenmesi amaçlandı.

Proje kapsamında 15 denetimli serbestlik yükümlüsüne yönelik toplam 30 saatlik “Örtü Altı Sebze Yetiştiriciliği Kursu” düzenlendi. Eğitimin teorik bölümü Kırşehir Adliyesi Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde gerçekleştirildi. Katılımcılara örtü altı yetiştiriciliğinin temel esaslarının yanı sıra bu alanda yararlanabilecekleri teşvik ve destekler hakkında bilgi verildi.

Kursun uygulamalı eğitimleri ise Üniversitemiz bünyesinde bulunan Ar-Ge serasında gerçekleştirildi. Eğitimlerde katılımcılara topraklı ve topraksız üretim sistemleri, örtü altı sebze yetiştiriciliğinde kullanılan teknikler, uygulanabilecek yetiştirme yöntemleri ve sera koşullarında üretilebilecek ürünler anlatıldı.

Kırşehir Cumhuriyet Başsavcısı Oğuz Şükrü Ener, proje ile eski hükümlülerin yeni üreticiler olarak topluma kazandırılmasını hedeflediklerini söyledi. Tarımsal üretimde ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün karşılanmasına katkı sağlamayı amaçladıklarını belirten Ener, kursun ardından yeni bir hayat kurmak isteyen yükümlülerin meslek edinmelerine ve yeni iş imkânlarına ulaşmalarına destek olunacağını ifade etti.

Yükümlülerin ailelerine, topluma ve ülkeye fayda sağlayabilmeleri açısından meslek edindirme çalışmalarına önem verdiklerini vurgulayan Ener, Kırşehir’in ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda daha önce düzenlenen kurslara örtü altı sebze yetiştiriciliğinin de eklendiğini belirtti. Ener, projeye katkı sunan paydaş kurumlara ve çalışmalarda görev alan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü personeline teşekkür etti.

Kırşehir Denetimli Serbestlik Müdürü Volkan Eren ise projeyi yükümlülerin topluma yeniden uyum sağlamalarına ve meslek edinmelerine katkıda bulunmak amacıyla hazırladıklarını söyledi. Kursiyerlerin sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli yetiştiriciler hâline gelmelerini arzu ettiklerini belirten Eren, proje ile katılımcıların istihdamına ve ekonomik gelişimine destek olmayı hedeflediklerini ifade etti.


Kursu başarıyla tamamlayan ve örtü altı yetiştiriciliği alanında çalışmak isteyen katılımcıların kendi sera işletmelerini kurabileceklerini dile getiren Eren, işsizliğin yükümlülerin yeniden hayata uyum sağlama sürecinde karşılaştıkları önemli sorunlardan biri olduğunu belirtti. Eren, katılımcıların seralarda, fide üretim tesislerinde veya kendi arazilerinde üretim yaparak meslek sahibi olmalarını ve ailelerinin geçimine katkı sunmalarını amaçladıklarını kaydetti. Bu alanda devlet tarafından sağlanan çeşitli desteklerin bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Çınar, Üniversitemizin Ar-Ge serasında katılımcıların meslek edinmelerine ve kendilerini geliştirmelerine yönelik uygulamalı eğitimler verildiğini belirtti. Eğitimlerde topraklı ve topraksız sera üretim modellerinin ele alındığını ifade eden Çınar; domates, salatalık, biber ve patlıcan başta olmak üzere çeşitli sebze türlerinde ıslah çalışmalarının sürdürüldüğünü söyledi.


Bölgeye ve Türkiye’nin farklı yörelerine uygun, verimli, kaliteli, hastalık ve zararlılara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Çınar, proje kapsamında katılımcılara örtü altı sebze yetiştiriciliği konusunda uygulamalı bilgiler aktarıldığını belirtti. Çınar, Ar-Ge serasında görev yapan teknik personelin katılımcıları bilgilendirerek örtü altı yetiştiriciliğinin temel uygulamalarını öğrenmelerine katkı sunduğunu ifade etti.

Ziraat Fakültesi Sebze Yetiştirme ve Islahı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Başak da aile işletmeciliği modelinin hem ülke ekonomisi hem de bireylerin üretime ve aile bütçesine katkı sağlaması bakımından önemli avantajlar sunduğunu söyledi. Katılımcılara örtü altı yetiştiriciliğinin meslek edinme ve kendi işini kurma açısından sağlayabileceği imkânları anlattıklarını belirten Başak, açık alan tarımında yılın tamamında sürekli iş gücüne ihtiyaç duyulmamasının önemli bir dezavantaj oluşturduğunu ifade etti.

Örtü altı yetiştiriciliğinde ise yıl boyunca üretim yapılabildiğine dikkat çeken Başak, bu üretim modelinin sürekli gelir elde edilmesine ve aile geçiminin sağlanmasına katkıda bulunabileceğini vurguladı.

Kurumlar arası iş birliğiyle yürütülen “Toprakla Gelen Umut Projesi” ile katılımcıların tarımsal üretime dâhil olmaları, meslek edinmeleri ve örtü altı sebze yetiştiriciliği alanında kendi işlerini kurabilecek bilgi ve beceriye ulaşmaları hedeflendi.